NurPlast

Haliliye Meslegi kitabi üzerine bir degerlendirme

Haliliye Meslegi kitabi üzerine bir degerlendirme
Haliliye Meslegi kitabi üzerine bir degerlendirme

 

 

'Meslegimiz Haliliye, mesrebimiz hillettir'
Abdulkadir Menek, nurlarin telifi ve yayimi esnasinda yasanan sikintilarin ve iman hakikatlerini hiçbir siyasî faaliyetin, partinin, dernegin güdümüne girmeksizin dogrudan insanlara ulastirmanin lezzeti hususunda birtakim ölçüler kaleme alir Haliliye Meslegi isimli çalismasinda..

 

 

Kur’an’in hizmetkâri olmakla hayatimizin sereflenecegini bilmek arasinda sadece idrak farki vardir. Neyin idrakiymis bu? Cumhuriyet sonrasi nesilleri bekleyen en büyük felaket süphesiz diyanet ve egitim sahasinda gerçeklesmistir. Hani ‘nihayetinde’ diyecegim lakin kuru gürültünün bir Köroglu bir Ayvaz kalan nesilleri içerisinde Bediüzzaman Said Nursî’nin öncesinde tesrif ettigi sonrasinda da davet ettigi büyük bir sofradan aziklanmak o nesillere pek nasip olmamistir. Böyle bile olsa bugünkü nesillerin mayasini o günden çalanlar için Allah’tan rahmet dilemek en güzel temenni olsa gerek.

Abdulkadir Menek’in kaleme aldigi ve Nesil Yayinlari’ndan çikan Haliliye Meslegi, kisaca Nur Hareketi olarak bilinen, üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin tam yirmidört yilda nasirinde bulundugu, Kur’an’in daha çok iman hakikatlerine yönelik bazi ayetlerinden hareketle, alisilagelmis tefsirlerin disinda, felsefî ve teolojik bir donanim ve bakisla nesrettigi yirmi cildi bulan orijinal tespitlerin, inanç ekolü olarak uhuvvet temasini haiz ihlas ekseninde sekillenen hareketin adi olmustur. Hareketin esasini ve özünü ihlas olusturmaktadir. Ihlasin olmadigi bir isin hayirla bitirilmesi belki dünyalik adina gerçeklesebilir bir sey olabilir, ancak ahiret yurdunun cennetteki sürekli sakini olmak için ihlas olmazsa olmaz bir sarttir. Bu hususta Bediüzzaman hazretleri sunlari ifade eder: “Ey kardeslerim! Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzir mânileri olur. Seytanlar o hizmetin hadimleriyle çok ugrasir. Bu mânilere ve bu seytanlara karsi ihlas kuvvetine dayanmak gerektir. Ihlasi kiracak esbabdan yilandan, akrepten çekindiginiz gibi çekininiz.”

“Meslegimiz Haliliye oldugu için, mesrebimiz hillettir”

Özellikle kitle iletisim araçlarinin yayginlasmasi, teknolojinin büyüsü ve hedonizm karsisinda insan zevklerin ve nefsinin disinda bir sey düsünemez oldugu gibi; ruh, akil ve kalp duygularinin bütünüyle dumura ugradigi maddi unsurlarin piyasa etiketiyle insani köle statüsüne koydugu günümüzde, Risale-i Nurlarin telif amacindan ziyade, onun adavet degil uhuvvet ve ihlas tesisinde izlenecek metodlara dair bir reçete oldugunu da unutmamak gerekiyor. Bu dogrultuda yazar Abdulkadir Menek, “Meslegimiz Haliliye oldugu için, mesrebimiz hillettir. Hillet ise, en yakin dost ve en fedakâr arkadas ve en güzel takdir edici yoldas ve en civanmert kardes olmak iktiza eder” diyen üstad Bediüzzaman’in ruhaniyetinden feyz alarak, nurlarin telifi ve yayimi esnasinda yasanan sikintilarin ve iman hakikatlerini hiçbir siyasî faaliyetin, partinin, dernegin güdümüne girmeksizin dogrudan insanlara ulastirmanin lezzeti hususunda birtakim ölçüler kaleme alir Haliliye Meslegi isimli çalismasinda.

Süphesiz birçok farkli cemaatin, tarikatin, grubun, görüsün etrafinda sekillendigi Islâm, tipki günes misali tefrikayi ayirt etmeksizin herkesi sarip sarmalamaktadir. Allah’in rizasini kazanma hususunda, farkli yollari tercih etmis bu firkalarin, cemaatlerin veya tarikatlerin teblig noktasinda yöntem, biçim ve usül tercihi de farkli olabilmektedir, nitekim öyledir de. Bu noktada süphesiz her mesrep kendi alaninda bir hakikati temsil etmekte ve ciddi noktalara agirlik vermektedir. Bu hususta yazar Abdulkadir Menek, sözkonusu farkliliklar babinda üstad Bediüzzaman’in Lem’alar isimli eserinde yazdigi bazi ölçüleri dikkatlere sunar. Bunlar, kisaca sunlardir: Müsbet hareket etmek; Medar-i muhabbet ve uhuvvet ile ittifak etmek; ‘Hak yalniz benim meslegimdir’ veya ‘Güzel benim mesrebimdir’ diyemez olan insaf düsturunu rehber etmek; Hal ehli ile ittifak etmek; Sahsi manevî-i dalalete karsi hakkaniyeti muhafaza ettirmek; Önemsiz, rekabete dayanan duygularini bir tarafa iterek ihlasi kazanarak vazifeyi hakkiyla ifa etmek.

Süphesiz çok önemli bir Islâm müessesesi olarak mesveret anlayis ve ruhunun Asr-i Saadet’ten bu yana çok önemli bir misyon olarak bir hareket içerisinde yer edinmis olmasi önemlidir. Bununla birlikte, her müminin mizaci, düsüncesi ve mesrebi farklilik gösterdiginden mütevellit, iman hakikatlerini bir vazife ile mesveret ruhuna rapteyleyerek yerine getirmek önemli bir husustur.

Bu davada bir nefer olarak yer almak isteyenler için bir çesit kilavuz kitap

Süphesiz günümüzün büyük, ulvi, sivil ve fitri organizasyonu olarak Nur hareketini temsil etme makaminda bulunanlarin ilayi kelimetullah gayesi ve hakkin hatiri adina ortaya koymus olduklari çalismalar bütün ümmetin medar-i iftihari olarak milletin suurunda yer edinmistir. Bu hareketi gerçeklestirenlerin bütünüyle ‘isar hasletli’ olmalari, yani her seyleriyle mallarini ve varliklarini Islâm davasi ugruna feda etmekten, mümin kardesiyle paylasmaktan çekinmemeleri ancak ihlas dolu bir kalp ve bakisla mümkündür ki bunu elde etmek elbette dünyaya hükmetmekle esdegerdedir.

Abdulkadir Menek’in kaleme aldigi Haliliye Meslegi, dogrusu Nur hareketine dahil olmak, bu davada bir nefer olarak yer almak isteyenler için bir çesit kilavuz kitap olarak hazirlanmistir. Bu kilavuzda müminler olarak hareketin varligi ancak riza-i ilahî ile dogru orantilidir. Bununla birlikte, meslegin idamesi ancak, Allahin rizasi disinda söhretperestlik, enaniyet, hodgamlik, maddi menfaat düsüncesi ve duygularinin asla bulunmadigi bir sahada hayat bulacaktir kendisine.

Ziyadesiyle korkutucu bir çagda yasadigimiz bir gerçek. Bu gerçegin gerisinde duran Müslüman kimligimizle, gelecek nesiller adina kaygilar tasimak, onlarin imanlarinin geregini yerine getirmelerini beklemek adina acaba bir seyler yaptik mi gerçekten? Ahir zamanin dehsetli ve günahlarla kirlenmis bir diliminde, safligin ve ihlasin büyük ölçüde bozuldugu, bir ehl-i kesf el kuburun ifadesiyle kirk vefattan ancak bir iki kisinin iman ile terhis tezkeresini alabildigi, digerlerinin büyük bir hasaret içinde azap çukurlarina yuvarlandigi bir hengâmede, Haliliye Meslegi olarak Kur’an davasini insanliga nurani bir hedef olarak gösteren büyük âlim, üstad Bediüzzaman’in ruhuna bir kez daha binlerce rahmet olsun diyoruz.

 

Arif Akçali  DÜNYA BIZIM



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP