NurPlast
8/29/2017 | A+ | A-

Muhammed Emin Er

Abdulkadir MENEK

Yazar : Abdulkadir MENEK

Muhammed Emin Er Hocaefendi, son yüzyilda yetisen çok önemli Islam âlimlerinden birisidir. 1900’lü yillarin basinda Diyarbakir’in Çermik ilçesinin Külüyan (Kalaç) köyünde dünyaya gelen M. Emin Er, çok büyük bir okuma ve ögrenme aski ve heyecani ile hayata basladi. Ilme ve âlimlere büyük deger veren babasinin tesviki ile basladigi ilim yolculuguna, babasinin kisa bir süre sonra vefat etmesi üzerine yalniz olarak ve büyük zorluklarla devam etti.

Çevresinde temayüz etmis bütün müderris ve hocalara ulasmaya ve onlardan dersler almaya gayret gösterdi. Özellikle belirli konularda adindan söz ettiren ve bu konularda ihtisas sahibi olmus hocalardan dersler almak için, maddi ve manevi çok büyük mesakkatlere katlanmaktan çekinmedi.

Ögrenme istegi ve aski ile köyünden ve evinden çok uzun yillar uzaklarda yasamaya çalisti. MGV Yayinlari arasinda nesredilen ve oglu Ibrahim Halil Er tarafindan yayina hazirlanan ‘’Hatiralarim’’ isimli kitap ile bu uzun ilim ve irfan yolculugu detayli olarak anlatiliyor. (Muhammed Emin Er, Hatiralarim, MGV Yayinlari, 3. Baski, Ankara, 2016)

Allah demenin yasak oldugu, Elifban bulundurmanin bile suç sayildigi, ilim ögreten medreselerin kapatildigi zulüm ve ceberut yillarinda, köy köy, kasaba kasaba, sehir sehir dolasarak, bin bir zorluk ve mesakkate katlanarak ilmim ve tasavvufun pesindeki yolculuguna hiçbir fasila vermeden devam etti.

Dogu ve güneydogu bölgesi basta olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yaninda adi duyulmus âlim ve medrese hocalarina ulasmaya ve onlardan ders almaya gayret gösterdi. Ders aldigi âlimler arasinda Bediüzzaman Hazretlerinin Van’daki talebelerinden Molla Resul de bulunmaktaydi.

Tek partinin zulüm ve baskisinin devam ettigi yillarda Suriye’ye geçti. Burada Seyh Ahmed Haznevi’nin ders ve sohbet halkalarina istirak etti ve bunun ardindan burada kendisine icazet verildi. Ayrica Seyh Mahmud Sami Ramazanoglu’ndan da icazet aldi. Ameli-Halki irsad icazetini ise Seyh Seyda Hazretlerinden (Muhammed Said El Cezeri) aldi.

Muhammed Emin Er Hoca’nin hayatinda Islam’a ve imana çok büyük bir hizmet aski ve cehdini müsahhas bir sekilde görmemek mümkün degil. Islam’a hizmeti bütün hayatinin en büyük ve vazgeçilmez maksadi olarak gördü ve bunu son nefesine kadar araliksiz olarak devam ettirdi.

Pakistan’da yapilan ‘’Müslüman Âlimler’’ Toplantisinda, ‘’Yasayan Ilk On Müslüman Âlimden’’ birisi olarak kabul edildi. Yüzden fala eser kaleme aldi ve bütün eserlerini Arapça olarak yazdi. Eserlerinden on tanesi yayinlandi. Bazi eserleri Türkçe’ye tercüme edildi.

Muhammed Emin Er Hocaefendi ile iki sefer görüsme serefine nail olduk. Birincisinde, Ankara’da ikamet ettigi Demetevler’deki evinde kendisini ziyaret ettik ve feyizli sohbetinden istifade eyledik. Ikinci görüsmemiz Gaziantep’te gerçeklesti. Bir vesile ile bulundugumuz bu sohbette, kendisine Isparta’ya, Bediüzzaman Hazretlerine yapmis oldugu ziyareti sormus, kendileri de büyük bir nezaket ile yapmis oldugu bu ziyareti detayli bir sekilde anlatmisti.

Büyük âlimlerden Sadreddin Yüksel ile yaptigi bir görüsmede, kendisinden istifade etmek talebini iletmis, ancak kendisinin Risale-i Nur okutmaya çok hevesli oldugunu, Üstad’in sözüne çok itimat ettigini, Nahiv kitaplarindan ders vermedigini, isterse Üstad Bediüzzaman’in kitaplarin beraber okuyabileceklerini cevabini verdigini ve bunun üzerine, Isarat-ül I’caz, Zülfikar ve Felekiyat ilmini konu alan Veciz adli kitaplardan beraberce birer ders okuduklarini ifade etmektedir. (age. sayfa:111)

Manevi âlemden almis oldugu bir ikaz üzerine Seyh Seyda Hazretlerine intisap etmesi gerektigini anlar ve Cizre’ye giderek bir müddet dergâhinda misafir olarak kalir. Burada Seyh Seyda Hazretlerinden bazi dersler alir ve önemli konularda bazi irsad ve ikazlarina muhatap olur.

M. Emin Er Hoca; uzun, macerali ve mesakkatli bir yolculugun ardindan Isparta’da Üstad Bediüzzaman Hazretleri ile görüsür ve bu görüsme kirk bes dakika kadar devam eder. Tam samimi bir sohbet olarak cereyan eden bu görüsmenin ardindan Bediüzzaman kendisine ‘’ben seni has talebelerimden kabul ettim’’ demis ve tam bir memnuniyet ve riza ile yolcu etmisti. M. Emin Er Hoca, bütün hayati boyunca Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkinda hep sitayisle ve muhabbetle bahsetmistir.

Burada önemli bir hususu da ifade etmek gerekir. Üstad’in ‘’ben seni has talebelerimden kabul ettim’’ sözü tam anlamiyla tecelli etmis ve M. Emin Er Hoca, vefati esnasinda sürekli Üstad Bediüzzaman’in ruhaniyati ile beraber bulunmus ve sürekli onu rüyasinda gördügünü söylemistir. (age. Sayfa:140)

Isparta dönüsü Cizre’ye gelerek Üstad’in selamini ve Üstad’in ‘’benim Seyh Seyda ile iki cihette alakam var’’ dedigini aktaran M. Emin Er Hoca, Risale-i Nur’lari okumanin faydali olup olmadigini ve bu konu ile ilgili olarak bazi sorulari Seyh Seyda’ya tevcih ettigini ve su cevaplari aldigini ifade eder:’’Elbette faydalidir, hakikattirler. Mania olmazsa ben de toplantilarina, medreselerine gider, oturur, dinlerim. Mânia olmazsa ben de Üstad’i ziyaret eder ve dua talep ederdim. Said Nursi, selefi salihin ulemalar gibi bir âlimdir. Cenab-i Hak, asrimizda onu göndermistir. Bazi Firavunlarin Musa’sidir… Bizim vazifemiz böyledir. Onun vazifesi ise öyledir. Herkes vazifesini yapmis oluyor.’’ (age. Sayfa: 141-142)

Üstad’in selam ve mesajini alan Seyh Seyda Hazretleri, daha sonralari M Emin Er Hoca’ya bir mektup yazarak bu konudaki duygu ve düsüncelerini ifade eder:

‘’…Ayrica, bize Üstazin selam ve tebrikini ve ihsanini belirten mektubunuz ulasti. O Üstaz ki; fazileti meshur, kadru kiymeti büyük, ilmi derin, yüce imam-i hümâm ve seyh olan, vasiflari belirtilen zat-i kerimin selami bizim için bayram olur. Allah, izzetini, serefini, yükseklik ve derecesini artirsin. Ziyadesi olmayan bagislayiciligini her iki dünyada da versin. Selamina karsilik "Aleyna ve aleyke ve aleyhi's selam (bize, sana ve ona selam olsun) deriz. ‘’

‘’Tebrike gelince, bu onun faziletidir ve ondan kaynaklanmaktadir. Her iki halde de fazilet onundur. "Benim onunla her iki cihetten alakam var" sözüne gelince, bu hayirli bir kelimedir. Hos bir sözdür. Hos kelime ise sadiktir. Onun için ikram etti. Çok degisik manalari ve ihtimalleri vardir k, duyan kisi diledigi manaya ve ihtimale yorsun. Lakin muvafik ve makbul olan, muhalifi olmayan mana budur vesselam. Allah genis rahmetiyle rahmet eylesin ve uçsuz bucaksiz Cennetine koysun.’’

"Benim onunla her iki cihetten alakam var" sözünden su miskinin ümidi sudur ki, o son derece faziletli zatin, bu miskinin hem dünyasina, hem de ahiretine dua etmesi, ayni zahir ve batinda nazargâhi olmasi, gözünün bu miskinin üzerinde bulunmasidir. Insallah Allah ona bol mükâfat versin…’’ (age sayfa:143)

M. Emin Er Hoca, Seyh Seyda Hazretlerinin istegi üzerine Gaziantep’e geldi ve Kertise-Kiratli köyüne imam olarak atandi. Burada çok önemli hizmetlerde bulundu. Bütün mesaisini halki tenvir ve irsad ile geçirdi. Daha sonralari Gaziantep Merkez’e tasindi ve hizmetlerine burada devam etti. Gelen yogun talepler üzerine Ankara’ya tasindi. Burada ilim tahsil etmek isteyen gençlere bir plan ve program dâhilinde dersler verdi.

Yurt disindan gelen davetlere birçok kez icabet etti.Danimarka, Isveç, Almanya, Ingiltere, Fransa, Belçika, Japonya, Çin, Kanada ve ABD’ye yaptigi gezilerde çok sayida konferans verdi ve toplantilara istirak etti. Özellikle, yurt disinda hizmet yapan bütün cemaat ve tarikatlarin davetlerine hiçbir ayrim yapmadan icabet etmeye çalisti. Sorularina cevap verdi ve bilhassa fikhi konularda kendisine iletilen önemli müsküllere en makul sekilde çözüm yolari önerdi. Bu ülkelerde bütün Müslümanlari hiçbir ayrim yapmadan kucakladi.

Iran’da yapilan devrimin ardindan Tahran’a bir ziyarette bulundu. Burada bazi Sia âlimleri ile görüstü ve birçok münazaralarda bulundu. Daha sonraki dönemlerde yaptigi konusmalarda ve verdigi röportajlarda Ehl-i Sünnet akidesinin önemi, hakkaniyeti ve istikameti üzerinde çok önemli tespitlerde bulundu ve kafasi karisik olan bazi Ehl-i Sünnet mensuplarini ikaz etti.

Pakistan’a yaptigi ziyarette, bu ülkede yapilan Islami hizmetleri yerinde görme ve inceleme firsati buldu. Pakistan’da Teblig cemaatinin hizmetlerine istirak etti. Yapilan bir program dâhilinde iki ay süre ile bu cemaat ile birlikte Teblig çalismalarinda bulundu. Banglades ve Hindistan’daki Müslümanlari ziyaret etti.

Bu siralarda Afganistan’da devam eden Rus isgaline karsi büyük bir cihadi deruhte eden Afgan Mücahitlerinin bu büyük cihadina istirak etmek, onlara manevi destek vermek maksadiyla bu ülkeye gitti. Mücahitler ile birlikte bir müddet cephede bulundu ve bu büyük cihad serefinden hissedar oldu. Afgan Mücahitlerinin çok zor sartlar altinda ve büyük bir kahramanlik ve cesaretle yapmis olduklari bu büyük cihat ile birlikte dini hassasiyetlerine ve takvalarina yakindan sahit oldu. Ruslarin yenilgiyi kabul ederek Afganistan’dan çekilmelerinin ardindan, maalesef bu fakir Islam ülkesi, ABD kaynakli baska tertip ve fitnelerin zemini haline getirildi. Ve halen istikrar ve huzura hasret bir sekilde ferec ve kurtulus günlerini bekliyor.

Suudi Arabistan ve Misir’a yaptigi seyahatlerde buralarda temayüz etmis birçok Islam alimi ile önemli görüsmeler yapti. Islam aleminin içine yuvarlandigi çok önemli meseleler hakkinda görüs alisverisinde bulunuldu. Özellikle Osmanlinin Islam aleminin bir ve beraber kalmasi için ne kadar önemli bir fonksiyon icra ettigi ve Islam düsmanlarinin da Müslümanlari parçalamak ve maglup etmek için Osmanliyi yikmaya dönük çok büyük gayret gösterdikleri ve Müslümanlarin da gafletinden istifade ederek bunu basardiklari konusu, birçok Islam alimi tarafindan ikrar ve ifade edildi.

Muhammed Emin Er Hocaefendi, yüz yili asan bereketli ve hizmet dolu bir hayatin ardindan 28 Haziran 2013 tarihinde Ankara’da Hakkin rahmetine kavustu. Cenaze namazi Haci Bayram Camisinde, Cuma Namazinin ardindan Diyanet Isleri Baskani ve talebesi Mehmet Görmez’in imamliginda kilindi. Daha sonra uçakla cenazesi uzun yillar yasadigi ve büyük hizmetlerde bulundugu Gaziantep’e getirildi ve Bakanlar Kurulu tarafindan çikarilan bir izin ile Nuri Mehmet Pasa camisinin avlusuna binlerce seveni ve talebesinin katildigi bir cenaze merasimi ile defnedildi.

Ardindan binlerce talebe ve yüzden fazla eser birakti. Uzun ve bereketli ömrünü, bütün dünyayi adeta adim adim dolasarak ve Müslümanalarin yasadigi her yere ulasmaya çalisarak dolu dolu bir sekilde, hakki teblig ve I’la-yi Kelimetullah ile geçirdi.

Allah mekanini cennet eylesin.


Yazarın tüm yazıları.


BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP