NurPlast
2/12/2016 | A+ | A-

Cimrilik Deyip Geçme!

“Acaba cimrilik edenlere fazla mi yükleniyoruz?” diye düsünüyor bazen insan... Bilhassa dini ve ahlaki söylemlerde cimri kimselerin ve cimriligin yerilmesi niçin bu kadar sikça karsilasilan bir durum?

Öyle ya... Bu kadar günah ve kabahat varken, nekeslik ve cimrilik... Yani biraz tuhaf...

Günümüzde, bu kötü ahlakin masum veya hafif görülmesinin asil sebebi ise “cimri” tarifinin neleri içine aldigini bilmemekle alakali...

Insanlara sorsaniz “Cimri kimdir?” diye, size “Elinde imkâni oldugu halde ihtiyacini görmeyen, kendisinden talep edileni saklayan, pinti” cevabini alirsiniz çogunlukla.

Evet... Imkâni, firsati varken hayir ve güzellik yapmayan herkes az veya çok cimridir.

Çoluk çocuguna muhabbetini vermeyen, ilminden istifade edilmeyen, vatan-millet için bir seyler ortaya koymayan, insanlari baristirmayan, derde derman olmayan, firsat elindeyken kulluk, hizmet etmeyen herkes cimri kivamindadir aslinda.

Hazret-i Mevlânâ mealen buyurur: “En cömert; nefsinden, canindan verendir. Abdest almak, namaz kilmak, helal için çalismak, ibadet etmek cömertliktir. Bunlari yapmaktan yüz çevirmek ise pintiliktir, cimriliktir.”

Güler yüzlü olmamak bile cimriliktir bazen... Bazen de sözle bile hürmeti çok görüp yapmamaktir. Efendimiz (SAS) “En cimri(lerden biri de) ismim yaninda zikredilir, anilir da bana salât ü selâm etmez” buyurmadi mi? Demek ki hak söz söylememek, hak sözü tasdik etmemek de cimrilik sayiliyor mana âleminde...

Cimriligin küfür ve sirk boyutu da var desem, “Yok artik!.. Daha neler!” demeyin... Gelin dinleyin.

Cimrilik isin görünen yüzüdür. Bu hastaligin esas sebebi inkâr mikrobudur. Cimri niçin veremez, neden sarf edemez? Sahip oldugu elinden gidecek ve bir daha bulamayacak diye...

Veya kendinde görür kazancini, kendinden bilir saltanat ve imkânini. “Verirsem vermez bir daha” der, iftira ve bühtan eder Rabb’ine. Ya da “Ben yaptim, ben kazandim” der de kafa tutar hakiki mülk sahibinin karsisinda... Kendi gibi cimri zanneder Mevlâ’sini... Iste o zaman cimrilik ya küfürle ya sirkle gösterir çirkin yüzünü.

“Ama kardesim, oraya ver, buraya sadaka, diger tarafa infak, nereye kadar?” Dogru, insani cimrilige sevk eden belli hastalik ve illetler oldugu gibi insani vermeye tesvik eden güzellikler de lazim. Yoksa cömertlik, tasadduk yani sadaka, yardimseverlik bir noktaya gelir, insani bezdirir. Bu gösteriyor ki, “Ancak insanin içinde hiç bitmeyen bir mana hazinesi varsa kisi cimrilikten kurtulabilir”. Derler ya:

Tâc marifet tacidir,

Sanma gayri tâc ola,

Taklit ile tok olan,

Hakikatte aç ola...

 

ALDANMAYACAGIZ VE ALDATMAYACAGIZ

Insanin kalbi ve ruhu, infak ettikçe Allah (CC) muhabbetiyle cosmuyor, gidalanmiyorsa niye versin ki? Veremez, ufak tefek bir seyler yapsa da pes eder. Ama yol kesen eskiyayi da yabana atmamak lazim. Aldanmayacagiz ve aldatmayacagiz. Dünyayi bilecegiz aldanmamak için; dini diyaneti de ögrenecegiz ki yanlis konusup, fetva verip aldatmamak için. Bugünler, ölümcül cimrilik hastaligindan kurtulmak için çok büyük firsatlarin önümüze geldigi günlerdir.

Evet, bakin cimrilik dedik, söz nerelere uzandi, bizi nasil da içten distan kusativerdi? Bünyenin hasta mi sihhatli mi oldugunu bir damlacik kandan nasil anlayabiliyorsak, maddi ve manevi sihhatimizi de davranisimiz ve ahlakimiz ele vermekte. En azindan her hareketimiz incelenmeye muhtaç önem arz etmekte.

Erenler! Söyleyin bakalim cimrilik hafif, küçük günah midir? Sevap olarak ne kaldi adi cömertlik, sehavet olmayan? Günah olarak ne kaldi adina cimrilik, pintilik, nekeslik denilmedi?

Iman için, Allah (CC) için, Efendimiz’in (SAS) ümmeti ve insanca kulluk için cimri olmaktan korkalim. Serrinden Mevlâ’ya siginalim vesselam.

 

SEYYID’ÜL ISTIGFAR

- Efendimiz’in (SAS) tavsiye ettigi bu duaya Efendimiz’in (SAS) isaretiyle “istigfarlarin en büyügü” manasina gelen “Seyyid’ül Istigfar” denmistir.

- Efendimiz (SAS) “Kim bu duayi inanarak, sabahleyin okur da o gün aksama çikmadan ölürse o kimse cennetliktir. Her kim de aksamleyin okur da sabaha çikmadan ölürse o kimse cennet ehlindendir” buyurmustur.

- “Allahümme ente Rabbi.”- Ya Rabbi! Sensin benim Rabbim.

- “Lailahe illâ ente halakteni.”- Sen ey Rabbim! Beni yaratan, kendisinden baska ilah olmayan Allah’imsin.

- “Ve enâ âbdüke ve enâ âlâ âhdike ve va’dike mesteta’tü.”- Ben senin kulunum ve tâ ruhlar aleminden seni bildigim bu ana kadar elimden geldigince kulluk ahdimde ve vaadimde sadik olmaya çalisiyorum, çabaliyorum.

- “Euzübike min serri mâ sana’tü.”- Sana siginiyorum Rabbim! Yaptigim her seyin serrinden bana ser olarak dönmesinden.

- “Ebüü leke binimetike âleyye.”- Bana bahsettigin basta iman nimeti olmak üzere bütün nimetlerini büyük görürüm, küçümsemem...

- “Ve ebüü bizenbi.”- Ama günahlarimi da asla küçük görmüyor, sana isyani hafife almiyorum. Iyiligin de kötülügün de farkindayim.

- “Fagfirli zünübi.”- Ne olur günahlarimi yani seninle arami açan her türlü kabahatimi affeyle, magfiret eyle.

- “Fe innehü lâ yagfirrüzzünübe illa ente.”- Benim bu günahlarimi senden baska affetmeyi kabul eden, silip temizleyecek olan kimsem yok Ya Rabbi!

M.FATIH ÇITLAK

Kaynak: http://www.haberturk.com/yazarlar/m-fatih-citlak/1194323-cimrilik-deyip-gecme



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP