NurPlast

Avusturya'nin Islam dinine bakisi problemli

 Mart 2015'te Avusturya'nin federal meclisi tarafindan onaylanan ve tepkilere yol açan 'Islam yasasi'nda, bir madde, Türkiye'den görevlilerin gelmesini engelliyor.

 
 

Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi ögretim üyesi Prof. Stefan Schima, Islam Yasasi'ndaki bu maddenin "temel haklara saldiri" oldugunu belirtti, "Avusturya'nin önde gelen anayasa hukukçulari, Anayasa Mahkemesinin bu maddeyi iptal edecegini düsünüyor" seklinde konustu.

Viyana Üniversitesi Hukuk Fakültesi ögretim üyesi Prof. Stefan Schima, Islam Yasasi'nda Türkiye'den görevlilerin gelmesini engelleyen maddenin "temel haklara saldiri" oldugunu belirterek "Avusturya'nin önde gelen anayasa hukukçulari, Anayasa Mahkemesinin bu maddeyi iptal edecegini düsünüyor" dedi.

Schima, Avusturya Arastirma Dernegi tarafindan Viyana'da düzenlenen "Demokrasi ve Islam" konferansinda yaptigi konusmada, 25 Subat 2015 tarihinde Meclis'te kabul edilen Islam Yasasi'nin maddeleri okundugunda, Avusturya devletinin Islam'a karsi elestirel pozisyon aldigi açik bir sekilde görülebileceginin altini çizdi.

Schima, hükümetin, dini topluluklarin taninmasi veya feshedilmesi yetkisine sahip olmasini elestirerek bu konuda bütün dini topluluklara imtiyaz taninmasi gerektigine isaret etti.

"Temel haklara saldiridir"

Yasanin 6. maddesinin 2. fikrasinda düzenlenen "Yurt disi finansman yasaginin" tartismali oldugunu vurgulayan Schima, maddeyle "Türkiye tarafindan gönderilen memurlarin faaliyetlerinin önlenmesinin" amaçlandigini söyledi.
Schima, bu maddeyi ABD'deki Cemaat Kiliseleri'nin "yabanci misyoner faaliyetlerin yasaklanmasini" içerdigi ve baska ülkelere emsal olusturacagi gerekçesiyle elestirdigini hatirlatti.

Avrupa Güvenlik ve Isbirligi Teskilati (AGIT), Avusturya'da tartismalara neden olan "Islam yasa tasarisinin" uluslararasi insan haklari standartlarina ve AGIT yükümlülüklerine uygun olmadigini bildirdi ve Avusturya hükümetinden bunlara uygun hareket etmesini istedi.Merkezi Polonya'nin baskenti Varsova'da bulunan AGIT Demokratik Kurumlar ve Insan Haklari Ofisi, Avusturya'daki Müslüman topluma yönelik yasa tasarisi hakkinda görüs hazirladi. Tasarinin AGIT yükümlülüklerine ve uluslararasi standartlara uygun olup olmadigini gözden geçiren kurum, 21 sayfadan olusan görüsünü kasim ayinda Avusturya hükümetine bildirdi.Kurumun internet sitesinde Ingilizce olarak yayimlanan görüs, AGIT Din ve Inanç Özgürlügü Danisma Kurulu Üyeleri uzmanlarindan Engy Abdelkader, Prof. Ombretta Fumagalli Carulli, Dr. Giusep Nay, Prof. Gerhard Robbers, Prof. Bülent Senay ve Prof. Renata Treneska-Deskoska tarafindan hazirlandi. "Yabanci finansin yasaklanmasi tamamen kaldirilmali" Avusturya'nin, Islam'in dini bir cemaat olarak taninmasina iliskin 1912 tarihli kanunu modernize etmesinin memnuniyetle karsilandigi belirtilen görüste, ayni zamanda yapilacak yasal düzenlemelerin uluslararasi hukukun temel ilkeleriyle uyumlu olmasi gerektigi vurgulandi. Tasarida yer alan bazi hükümlerin kaldirilmasi istenen görüste, su ifadelere yer verildi:"Dini derneklerin taninmasi için getirilen sartlar kolaylastirilmali ve tasarida dini derneklerin kapatilmasini öngören genis zemin azaltilmalidir. Yasa tasarisi, dini cemaatlerin özerkligi için daha fazla koruma saglamalidir. Ayrica, tasarida yer alan dini ögretileri yayan derneklerin otomatik olarak ortadan kaldirilmasina iliskin hüküm tasaridan çikarilmali ve yabanci finansin yasaklanmasi ya tamamen kaldirilmali ya da daraltilarak sinirlandirilmalidir. Barisçil toplanti özgürlügünü olumsuz etkileyecek hükümlerin ve bu tür sorunlarin diger genel yasal düzenlemelerle yapilmasi daha iyi olacaktir. Sonuç olarak dini cemaatlerin taninma sürecinde bilgi koruma ilkelerine uygun garantiler saglanmalidir.""Iliskileri zedeleyecek hükümlerden vazgeçilmeli" -Görüste ayrica hükümete bazi tavsiyeler getirildi. Avusturya tarafindan kabul edilen uluslararasi insan haklari hukuku belgelerinde yer alan din ve inanç özgürlügünün tasarida dikkate alinmasi istenen görüste, ayrica "Islam toplumu ve diger dini topluluklar arasindaki iliskileri zedeleyecek hükümlerden vazgeçilmesi, cemaatlerin dini kaynaklarini Almanca olarak sunma zorunlulugunun kaldirilmasi ve otoritenin yaptirim uygulamasina iliskin hükümlerin siniflandirilmasi" tavsiye edildi.Yasa tasarisi Avusturya'da koalisyon hükümeti tarafindan 2 Ekim'de açiklanan ve kamuoyunda "Islam Yasa Tasarisi" olarak bilinen "Islam'in Dini Cemaat Olarak Taninmasina Iliskin Avusturya Federal Yasa Tasarisi", sivil toplum örgütleri, ögretim üyeleri ve teologlar tarafindan anayasanin esitlik ilkesine, örgütlenme ve din özgürlügüne aykiri oldugu gerekçesiyle elestiriliyor.Devlet ile bazi Islami cemaat temsilcileri arasinda 2011'den bugüne yapilan müzakereler sonucunda ortaya çikan tasariya yönelik elestirilerin basinda "yurt disindan finansman yasagi" maddesi geliyor. Buna göre, camiler ve dini dernekler yurt disindan yardim alamayacak ve yurt disindan imam getiremeyecek.Dini derneklerin statüsünün taninmasina iliskin kisitlayici düzenlemeler içeren tasariya göre, üye sayisi 300'ün altinda olan camiler 6 ay içinde kapatilacak, üye sayisi 300'ün üzerindeki camiler ise Islam cemaati altinda tüzel kisilige geçmek zorunda kalacak. Federal Basbakan, dini cemaatlerin taninmasina veya lagvedilmesine karar verebilecek. Dini cemaatler tarafindan düzenlenecek etkinlikler, güvenlik gerekçesiyle iptal edilebilecek. Viyana Üniversitesi'nde kurulacak Islam Teoloji Bölümü'nden mezun olanlar camilerde imam olarak görevlendirilebilecek, bunun disinda camilerde imam görevlendirilemeyecek. Her cemaat Kuran veya hadis gibi dini kaynaklarini Almanca olarak sunacak, bunun disindaki kaynaklar yasaklanacak. Cemaatler, resmi kurumlarla isbirligi ve bilgi alisverisi yapmak zorunda olacak.Yaklasik 8 milyon nüfuslu Avusturya'da 500 binin üzerinde Müslüman yasadigi tahmin ediliyor.

Prof. Schima, "Bence 6. maddenin 2. fikrasi temel haklara saldiridir. Avusturya'nin önde gelen anayasa hukukçulari, Anayasa Mahkemesinin bu maddeyi iptal edecegini düsünüyor. En sonunda Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin, Avusturya'nin Avrupa Insan Haklari Sözlesmesi'nin din özgürlügünü düzenleyen 9. madde ve ayrimcilik yasagini düzenleyen 14. maddeyi ihlal ettigine karar verecegini düsünüyorum" diye konustu.

"Devletin, Müslümanlara bakisinda problem bulunmakta"

Georgetown Üniversitesi Uluslararasi Iliskiler ve Islam Teolojisi Bölümü ögretim üyesi John L. Esposito, Islam Yasasi'na yönelik elestirilerin "esitlik ilkesi" üzerine yogunlastigini ve hakli oldugunu belirtti.

Devletin bütün dinlere esit mesafede olmasi gerektigini vurgulayan Esposito, "Yasadaki, dini kurumlara yönelik farklilik niye? Niye Avusturya'daki Müslümanlar diger dini topluluklara göre farkli görülmektedir? Yasada hükümetin, Müslümanlara ait dini kurumlari kontrol etme girisimi bulunmaktadir fakat diger dini kurumlara böyle bir kontrol söz konusu degildir. Bu mantikla baktigimizda devletin, Islam dini ve Müslümanlara bakisinda problem bulunmaktadir" dedi.

Islam Yasasi'ni uluslararasi hukuk açisindan da sorunlu buldugunu ifade eden Esposito, din özgürlügü kapsaminda olan ibadet, ögretim, uygulama ve açiklama haklarinin sinirlandirilmasinin mantiginin olmadigini kaydetti.

Islam Yasasi

Avusturya Meclisi'nde 25 Subat 2015 tarihinde kabul edilen Islam Yasasi'nda, din ve örgütlenme özgürlügü ile esitlik haklarini ihlal eden maddeler bulunuyor. Avusturya Islam Cemaati'nin, "ayri bir yasa talebi, esit haklar ve dis finansman yasagi" konularindaki endiseleri dikkate alinmayan yasada, "Müslümanlara yönelik genel süphe, yurt disindan gelen imamlarin engellenmesi, Bakanlar Kurulu'nun cemaatlerin tanimasi ve lagvedilmesinde yetkili olmasi, imam yetistirilmesinde cemaatin yetkisiz birakilmasi, dernek bünyesindeki camilerin tüzel kisilige geçmeye zorlanmasi, dini etkinliklerin güvenlik gerekçesiyle iptal edilebilmesi ve devletin, cemaatler üzerindeki kontrolünün artirilmasi"na iliskin maddeler elestiriliyor.

Diyanet Isleri Baskani Mehmet Görmez, Avusturya Millet Meclisi'nde kabul edilen "Islam Yasasi" nedeniyle üç yil sonra Türkiye'ye dönmeleri söz konusu olan imamlarin yerlerini Türkiye'de ilahiyat egitimi almis gurbetçilerle doldurmayi planladiklarini bildirdi.Görmez,  Avusturya Millet Meclisi'nde kabul edilen "Islam Yasasi" ile ilgili olarak yaptigi açiklamada, Avusturya'nin Islamiyeti resmen 1912 yilinda kabul eden ilk Avrupa ülkesi oldugunu hatirlatti.Avusturya'nin aradan geçen sürede içerisinde, bu konumunu güçlendirerek Avrupa ülkelerine örnek olmasi gerekirken, son yillarda baslayan Islamofobi, ötekilestirme ve asiri sag gibi bir takim akimlarin etkisinde kalarak, yeni Islam Kanunu'nu çikardigini dile getiren Görmez, söyle konustu:"Bu kanun uluslararasi evrensel hukuk kriterlerine göre farkli inanç gruplari arasinda dogrudan ayrimciliklar getirdigi için mecliste kabul edilse dahi hukuk nezdinde kabul edilecegine ihtimal vermiyorum. Daha sonra Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nden (AIHM) geri dönecegini düsünüyorum. Fakat üzücü olan son yillarda Avrupa'da meydana gelen Islamofobi'yi bertaraf etmek varken, her ülkenin oturup kendi Islam'ini insa etmeye kalkismasi dogru degildir. Hiçbir ülkenin bir dini mühendislik konusu haline getirerek ona sekil verme haddi olamaz, olmamali. Bilakis bilimadamlari ve ilgili müesseselerle oturup entegrasyon politikalarini, güvenlik politikalarini yeniden gözden geçirerek daha iyiye dogru bir takim iyilestirmeler yapmalarinin çok daha önemli oldugunu düsünüyorum. Dogrusu benim endisem bunun baska ülkelere kötü örnek olmasi.""Imamlarin üç sene sonra geri gelmeleri söz konusu"Görmez, Diyanet Isleri Baskanligi'nin yaklasik 40 yildir Avrupa'nin her ülkesinde hizmet verdigini hatirlatarak, hizmet götürdügü ülkelerdeki hiçbir camisinde ve mescidinde bugüne kadar Islam ahlakina, birlikte yasama hukukuna zarar verebilecek hiçbir hareket ve davranisin ortaya çikmadigini vurguladi.Diyanet Isleri Baskanliginin 40-50 yillik çabalarini yok sayarak, bunu içislerine müdahale saymalarini kabul etmelerinin son derece büyük bir haksizlik oldugunu ifade eden Görmez, "Avrupa'daki imamlarin üç sene sonra geri gelmeleri söz konusu. Ancak bizim bu konumuzda ikinci bir hazirlik, B planimiz var. Avrupa'da dogmus büyümüs, artik orali olmus aileleri, Türkiye'den giden Türk çocuklari, Türkiye'ye gelerek ilahiyat okuyorlar. Onlar kendi ülkelerine döndüklerinde insallah o camilerde en güzel hizmeti yapmaya devam edeceklerdir" diye konustu.

Anayasa Mahkemesi

Yasadan dogrudan etkilenen Avusturya Türk Islam Birligi (ATIB), Islam Yasasi'ni Anayasa Mahkemesine tasimisti. Yasada "yurt disindan finansman yasagi" olarak tanimlanan 6. maddenin 2. fikrasina göre her cemaat kendi imkanlariyla dini hizmetlerine yerine getirmek zorunda olacak, yurt disindan personel getirtemeyecek. Bu maddeye göre, Türkiye'den gelen ve camilerde görev yapan 65 imam dogrudan etkileniyor. Buna göre imamlar, yasa yürürlüge girdikten bir yil sonra görevlerini birakmak zorunda kalacak.

AA



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP