NurPlast

Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü

Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü
Kalem-Der'in paneli büyük ilgi gördü

 Gaziantep’te Kalem-der’in Organizesiyle düzenlenen “Kürt Edebiyatinda Kurucu Sahsiyetler: Ehmedê Xanî, Melaye Ciziri ve Feqiya Teyran” konulu panelde; bu nadide sahsiyetlerin hayatlari, felsefi ve tasavvufi görüsleri anlatildi. Sehitkamil Belediyesi Konferans Salonundaki panele katilim oldukça yüksekti.

Panelin Moderatörlügünü yürüten “Ortak Zemin” Dergisinin yayin kurulu danismani da olan Arastirmaci-Yazar Selami YÜKSEL’ böyle bir organizasyonun Gaziantep’te bir ilk olmasi münasebetiyle çok önemli oldugu ve takdire sayan oldugunu ifade etti.

Mardin Artuklu Üniversitesinden Doç.Dr. Abdurrahman ADAK, Yrd.Doç.Dr. Hayrullah ACAR ve Yrd.Doç.Dr. M.Nesim DORU’nun Konusmaci olarak katildigi panele ilginin bir hayli fazla olmasi panelistleri de sasirtti. M.Nesim DORU karsilastigi kitlenin kendisini sasirttigini ve böyle bir kalabaligi beklemedigini ifade etti.

Melayê Cizîrî’nin hayatini anlatan M.Nesim DORU, Mela’nin Diwan’ina Kürt edebiyatinda bir “saheser” vurgusu yapti. Ve yine Mela’nin kendi kültürüne sahip çikisinin en veciz ifadelerinden olan “Feyza mê bi qasî Nîlê ye, le bele em Dîcle u Firat’in.” Anlami: “Feyzimiz Nil kadardir, lakin biz Dicle ve Firat’iz.” sözünü kullandigini ifade etti. Ayrica Doru, Mela’nin türbesinin yine kendi medresesi de olan Cizre’deki “Medreseya Sor”da ziyaretçilerini bekledigini de belirtti.

Feqîyê Teyran’dan bahseden Hayrullah ACAR’da Feqî’nin en önemli özelligi olarak “ögrenen, ögrenci” manasina gelen “FEQΔ mahlasini hiçbir zaman terk etmedigini belirtti.  “TEYRAN“ sifatinin da halk arasinda söhret bulan ‘kuslarin diline vukufiyeti’ ve kuslarla hasbihal etmesi anlaminda kendisine verildigini ifade etti. Ayrica Hayrullah Acar, Feqîyê Teyran’in Melayê Cizîrî ile ayni dönemde yasadiklarindan da bahsederek sonraki nesilleri birçok yönden etkileyen önemli sahsiyetler oldugunu ifade etti.

Ehmedê Xanî’nin hayatindan damlalar nakleden Abdurrahman ADAK; Ehmedê Xanî’nin türbesinin bugün Dogubeyazit’ta hala ziyaretçi akinina ugradigi ve yöre halkinin da sahip çiktigi büyük bir ilmi sahsiyet oldugunu ifade etti. Yine Adak, En önemli eseri olan “ Mem u Zîn”de kürtlerde ask kavraminin yer edindiginin bir ispati olarak yazildigini ve bununla beraber arapça egitim görülen sark medreselerine ilk defa kürtçe “Nubihara piçukan” ile “aqîda Îmanê” eserlerini ders kitabi olarak Xanî’nin yerlestirdigini belirtti. Ehmedê Xanî’nin  “Mem u Zin” eseri vefatindan 30 yil gibi kisa bir süre sonra Ahmet Faik Bey tarafindan Kürtçeden Türkçeye çevrilmistir. 

ADAK ayrica, güçlü bir edebiyatin olusmasi için; güçlü bir iktidarin ve güçlü bir egitim sistemiyle ve böyle bir ortamda edebiyatçilarin da gayretleriyle ortaya çikacaginin vurgusunda bulundu. Hayatlari anlatilan bu üç zatin da edebi eserlerini, Kürt beyliklerinin hâkim oldugu ve destek verdigi bir dönemde ortaya çikardiklarini belirtti.

Panelin son kismi soru-cevap seklinde geçti. Katilimcilarin bu çalismalarin devaminin gelmesi yönündeki talepler de dikkat çekti.



BU HABERE YORUM YAPIN!
Yorumunuz site yöneticileri tarafından onaylandıktan sonra bu alanda görünecektir.

BU HABERE YAPILMIŞ YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamıştır. İlk yorumu siz yapın.

KUR'AN-I KERİM

NAMAZ VAKİTLERİ

FACEBOOK'TA RİSALEANTEP